|
TÜM HASTALIKLARIN NEDENİ VÜCUTTAKİ
TOKSİNLERDİR
Toksinlerin Oluşmasını Engellemek
İçin 10 Altın Kural
Vücudunuzu, bilerek ya da bilmeyerek,
değişik yollardan kirletiyor, onu toksik maddelerle
dolduruyorsunuz. Yalan söylemek, negatif ifadeler kullanmak, olumsuz
düşünmek, yanlış ilişkiler kurmak,
kalabalık ortamlarda bulunmak, uygun olmayan müzikler dinlemek
veya kitaplar okumak, koyu renkli elbiseler giymek, uygun olmayan
besinler kullanmak ve yanlış beslenme
alışkanlıklarına sahip olmak… Tüm bunların
doğrudan ya da dolaylı yoldan bedeninizi kirlettiğini,
vücudunuzu toksinlerle doldurduğunu biliyor muydunuz?
Bugünkü yazımda, beslenme konusuna
değinerek, bu yoldan toksik maddeleri nasıl vücudunuzdan
uzaklaştırabileceğinize dair size çok önemli
bilgiler aktarmak istiyorum. Vücuttan
uzaklaştırılmayan toksinler zamanla zararlı hale
gelmekte ve birçok hastalıklara zemin
hazırlamaktadır.
Dikkat ederseniz, (virütik ve bakteriyel kaynaklı
olmayan) ciddi hastalık ya da rahatsızlıklar genelde belirli
bir yaşın üzerinde oluşmaya başlamaktadır.
Toksinler eklemlerde
biriktiğinde romatizmaya neden olmaktayken, akciğerlerde biriktiğinde astıma yol
açmaktadır.
Sindirimin toksik
maddesi (AMA), yılın herhangi bir döneminde
bedenimizde birikebilir. Bunun nedeni gereğinden fazla yemek yemek,
fazla miktarda tatlı tüketmek veya düzensiz zamanlarda
yemek yemek olabilir. Bu toksik maddeler, bedenin sübtil
kanallarını bloke ederek bağışıklık
sistemini zayıflatır. Eğer eklemlerinizde sertlik
hissediyor ya da kabızlık, bağışıklık
sisteminizde zayıflama ya da kilo alma gibi başka sorunlar
yaşıyorsanız, bunun sebebi biriken toksinler olabilir.
Bedenin bu toksik maddelerle yaptığı
savaşta galip gelmesine yardımcı olan çok
güçlü bir silahı vardır: sindirim ateşi (AGNİ). Sindirim ateşinizi
güçlü tutarsanız, yediğiniz besinleri toksik
madde üretmeden sindirebilirsiniz. Bu nedenle
aşağıda, sindirim ateşinizi güçlendirecek
çok önemli 10 ipucu veriyorum. Bu 10 Altın Kuralı
hatırlayın ve hayatınızın bir
parçası haline getirin. Bunlara harfiyen uyduğunuzda,
kendinizi çok daha zinde ve sağlıklı
hissedeceksiniz.
TOKSİK
MADDELERİN
VÜCUTTA
OLUŞMASINI ENGELLEMENİN 10 YOLU
1. Ana
yemeğinizi öğle vaktinde yiyin!

Miktarları fazla olan öğle sonrası
yemekleri ya da ağır akşam yemekleri yerine
(A) ana
öğününüzü saat 12:00 ile 14:00 arası yemeye
çalışın, çünkü o zaman diliminde
sindirim ateşi en güçlüdür.
Dikkat ederseniz, evren akşam saatlerinde
pasifleşir. Bunu göz önünde bulundurarak,
(B) akşam yemeklerinizin sade ve
hafif olmasına dikkat edin. Miktarları fazla olan
akşam yemekleri, sadece sindirim sistemini zorlamakla kalmaz,
aynı zamanda uykunuzun da bölünmesine neden olur.
(C) Akşam yemeğiniz
yatmadan en az üç saat önce bitmiş
olmalıdır. Bu şekilde yediklerinizin neden olduğu
rahatsızlığı ve midenize oturmasını
önlemiş olursunuz.
2. Öğün
zamanlarınızı düzenleyin!
Aşırı yemek yemeyi, öğün atlayarak
düzeltmeye çalışmayın. Öğün
atlamak, sindirim ateşinizi zayıflatır. Günde en az 3
kez yemek yiyin ve bu da günün yaklaşık aynı
saatlerinde olsun. Tekrar yemek yemeden önce bedeninizin sindirimini
bitirebilmesi için ona en az 3
saatlik bir zaman dilimi tanıyın. Ara
öğünler iyidir, miktarları az ve hafif olduğu
sürece... Taze ya da kurutulmuş meyveler ya da suda
bekletilmiş fıstık, badem gibi kuruyemişler, size
akşam yemeğine kadar enerji vermek için yeterli
olacaktır.
3. Aşırı
miktarda yemek yemeyin!
Bu öneri, takip edilmesi en zor olanı
olabilir, fakat çok önemlidir. Her zaman açlık seviyenize göre yemek yiyin. Bedeniniz
ne kadar sindirebileceğini bilir. Yapmanız gereken şey,
sadece onu dinlemektir. Küçük porsiyonlar tüketin.
Açlık duygunuz ortadan kaybolduğunda, yemek yemeyi bir
saniye bile sürdürmeyin. Mide kapasitenizin sadece 3/4
ünü kullanın. 'Mitahara'
kuralı bu konuda; "Midenizin yarısını yemekle
(1/2), çeyreğini (1/4) ise suyla doldurun, diğer kalan
çeyrek (1/4) kısmını da boş
bırakın" der. Unutmayın, uygun ve besleyici besinler
bile, fazla miktarlarda tüketildiğinde toksik madde
oluşturabilir.
4. Doğal
sindirim yardımcıları kullanın!
Yukarıdaki kurallardan birine ara sıra
uyamadığınızda, sindirim ateşinizi düzene
sokacak başka yöntemler ile kendinizi destekleyebilirsiniz.
Mesela; aç değilseniz, ılık su, zencefil suyu ya da
kimyon çayı yudumlayarak iştahınızı
açabilirsiniz. Sindirim
ateşi zayıf olanlara, ince kesilmiş bir dilim taze
zencefili tuzlayarak yemelerini öneririm. Bu yolla, mide
sıvılarının salgılanmasına
yardımcı olacaklardır.
5. Sindirim
ateşinizi azaltan besinlerden uzak durun!
Bazı insanlar, yemeklerin bir sonraki gün
daha lezzetli olduğunu söyler, fakat Yoga, yemek
artıklarını yememenizi önerir. Taze pişmiş yemekleri yemek iyidir,
çünkü onlar daha kolay sindirilir ve daha fazla prana,
yani hayati enerji içerir. Yemek artıklarına ek olarak,
ağır kızartılmış besinlerden, soğuk
yiyecek ve içeceklerden uzak durun. Onlar sindirim ateşinizi
azaltır ve toksik maddelerin birikimine neden olur.
6. Tatlılara
dikkat!
Tatlı yemeyi kısıtlamanız, sizi
mide ağrısından ve kilo almaktan koruyacaktır.
Tatlılara düşkünseniz, 'değeri
düşük' tatlılar yerine evde pişirilmiş turta ya da kurabiyeler yiyin. Piyasada satılan 'değeri
düşük' tatlılar, genelde koruyucu madde, yapay
tatlandırıcı ve renklendiriciler içerir ki bunlar
beden için toksindir. Bu tür tatlılar, aynı zamanda
besin değerinden yoksundur ve sindirimi de zordur; genelde
bedeninizin ihtiyacından çok daha fazla yağ ve
şeker içerirler.
7. Yemeklerinizde
altı tadı bulundurun!
Tatlı, sizin favori tadınız olabilir,
fakat sadece tatlı yemeyin. Her yemek altı tadı da içermelidir -tatlı,
ekşi, tuzlu, acı (ilaç acısı), buruk ve
keskin. Bu tatların her birini öğününüze
dahil etmek için tariflerinizde çeşitli baharatlar
kullanabilirsiniz. Tüm bu altı tadı içeren yemekler
tüketildiğinde, açlık hissiniz tamamen ortadan
kaybolacak ve canınız daha fazla tatlı yemek
istemeyecektir.
8. Yemeklerinizi
dengeleyin!
6 farklı tat dengesine ek olarak, yemeklerinizin
aynı zamanda dengeli bir karbonhidrat-protein-yağı
kombinasyonu içermesi gerekmektedir. Sadece karbonhidrat yerseniz,
kan şekeriniz hızlı bir şekilde yükselir, fakat
daha sonra kendinizi yorgun hissedersiniz. Yağları bir kenara
bırakmak da, yaygın olarak görülen bir hatadır. Zeytinyağı ve ghee (saf
arıtılmış tereyağı) gibi sağlıklı
yağlar, besinleri hücrelerinize taşımak için
gereklidir.
9. Egzersiz
yapın!
Günde en az yarım saat uygulanan
düzenli bir egzersiz programı, sadece ekstra
kilolarınızı atmanıza yardımcı olmakla
kalmaz, aynı zamanda da sindirim ateşinizi yükselterek
vücudunuzdaki toksik
maddeleri azaltmanızda yardımcı olur. Örneğin
yemek sonrası kısa bir
yürüyüş, sindirimin devam etmesini sağlayan
çok etkili bir yöntemdir.
10. Günlük
rutin konusunda dikkatli olun!
Düzenli olmak, sadece yemek yeme
zamanları için değil, tüm günlük
hayatınız için önemlidir. Düzenli tuvalet,
uyku ve çalışma alışkanlıkları,
bağışıklık sistemini güçlü
tutmada ve toksik maddeleri bedeninizden uzaklaştırmada
yardımcı olan enerjiyi (ojas'ı) arttıracaktır.
Kendinizi sağlıklı hissetmek,
enerjinizi yükseltmek, hastalıklara karşı direncinizi
arttırmak ve bağışıklık sisteminizi
güçlendirmek için yukarıdaki
saydığım önerilere uymanızı şiddetle
tavsiye ediyorum. Doğa ile uyum içerisinde olmak, kendinizi
çok daha sağlıklı hissetmenizde en büyük
yardımcınız olacaktır.

|