|
HİÇ BU AÇIDAN
BAKTINIZ MI?
ORUCUN
FELSEFESİ VE AMACI
"Ey
iman edenler,
sizden öncekilere de farz edildiği
gibi, oruç size de yazıldı.
Bakara Suresi -183
Bu
farz, sizin saf ve perhizkar olmanız için konulmuştur. Ve
bir sonraki surede de şöyle
yazılmıştır.
"Oruç tutmak sizin
hayrınız içindir, eğer faydalarını
anlarsanız."
Bakara Suresi - 184
Yukarıda
belirtildiği gibi, Tanrı, İslamdan önceki diğer
dinler için de bu farzı uygun görmüştür. Ve
dikkat ederseniz, ilk Kızılderililer,
Yüce Ruhu görebilmek amacıyla oruç tutarlardı.
Hz İsa, çöllerde oruçlu olarak kırk gün
kırk gece geçirmiştir ve Hz Musa, Sina Dağında
oruç tutmuştur.
Ramazan
ayı, dinimizde çok önemli bir
yere sahiptir. O zaman
oruç tutulur, sigara ve içki kullanımı kısıtlanır
ve hatta cinsellik konusunda bile dikkat edilir. Fakat yine de istatistiklere bir göz
attığımızda, Ramazan ayında en büyük
tüketimin gerçekleştiğini ve kilo alan
kişilerin sayısında hızlı bir artış
olduğunu görürüz. Uygulamada yapılan hatalar ise
bize yarar yerine zarar vermektedir. Ve dikkat ederseniz, Ramazan
ayı boyunca pek çok kişi daha sakin ve huzurlu olma
yerine daha agresif oluyor, çok daha fazla uyuyor, zaman zaman
normal iş hayatını sürdüremeyecek kadar halsiz
ve yorgun düşüyor, gün boyunca yemeği
düşünüyor, akşamları yemesi gerekenden ise
çok daha fazlasını yiyor ve dolayısıyla kilo
alıyor, vs. vs.
Burada asıl önemli
olan orucun felsefesini anlamaktır. Oruç, bir temizleme ve
kendini disipline sokma yöntemidir.
Aslında oruç,
bedenin, hastalıkları ve ağrıları
iyileştirmek için kullandığı doğal bir
yoldur. Hayvanlar, doğanın bu çağrısına
uymakta ve hastalandıklarında hiç yemek yememektedir.
Bizler ise örneğin ateşimiz yükseldiğinde,
iştahımızı kaybederiz. Başka bir deyişle,
oruç, doğa ananın bize sunmuş olduğu
doğal bir tedavi yöntemidir ve aynı zamanda da en iyi
iyileştirici ilaçtır. Çünkü;
- Oruç
tutmakla tüm sistemlerimizi dinlendirir ve tamir ederiz.
- Oruç
sayesinde bütün sistem yenilenir ve enerjiyle dolar.
- Yeni
doku ve hücreler oluşur.
- Beden
canlılık ve hayatiyetle dolar, sinirler ve sinir merkezleri
güçlenir.
- Dokular
ve iç organlar bol hayati enerjiyle dolar.
- Zihin
berraklaşır ve güçlenir, irade gücü
artar, vs.
“Hocam,
yanlışlıkla su içer, bir şeyler
ağzıma atar ya da sakız çiğnersem oruç
bozulur mu?” ve buna benzer teferruatlar... Tüm bunlardan uzak
durun, çünkü onlar kişiyi orucun asıl
amacından uzaklaştırır. Fazla kural ya da
kısıtlama, başka birçok yanlış
uygulamalara da yol açar. O zaman, orucun hedefi ya da felsefesi
nedir? Aslında bu konuda anlatılacak çok şey var,
ama az ve öz olarak size açıklıyorum. Her gün
yemek yiyoruz. Bugün, yarın, hayatımızın sonuna
kadar bu eylemi sürdürüyoruz. Başka bir deyişle,
sindirim sistemimizi çok çalıştırıyor,
buna bağlı olarak da tüm sistemlerimizi yoruyor ve
kirletiyoruz. Onların bize uzun süre hizmet edebilmeleri
için ise, onları temizlememiz, canlandırmamız,
rahatlatmamız ve güçlendirmemiz şarttır. Ve bu
da oruç sayesinde gerçekleşir, çünkü
enerjilerimizin en büyük kısmını sindirim sistemimiz
tüketir. Bu nedenle dinimizde şöyle bir kural ortaya
çıkar: On iki ay boyunca sürekli yiyip
içiyorsunuz ya... O zaman en azından bir ay oruç tutun
ve sindirim sisteminizi dinlendirin. Bunu
yaptığınızda,
- Enerjiniz
yükselir ve bu enerji beden tarafından farklı
şekillerde kullanılır.
- Ortaya
çıkan bu enerji sayesinde vücut toksik maddelerden
arınır ve birçok şikâyet ve
hastalık yok olur.
- Kişinin
şuur, bilinç ve bakış açısı
değişir.
- Kişi
daha sakin ve huzurlu olur.
Ve
bu kural aslında sadece İslam dinindeki Ramazan ayı
için geçerli değildir.
Baktığınızda,
tüm diğer din ve felsefelerin takipçilerinin
Ramazan ayı dışında da haftanın belirli
bazı günlerinde oruç tutuklarını
görürsünüz.
Orucun
ilk üç günü en zor olanıdır. Vücut
kendisini zehirlerden temizlemeye çabaladığında
baş ağrısı, paslı dil ve ağız ve nefes
kokusu gibi durumlardan biriyle karşılaşabilir. Bazı
durumlarda da nefes alma güçlükleri bile ortaya
çıkabilir, ancak bunlar bazı nefes egzersizleri
sayesinde ortadan kaldırılabilir. Ani ve hızlı
hareket etme esnasında başınız da dönebilir.
Kalp çarpıntısı ya da nefes almayla ilgili problemler
devam ederse, orucu bozmakta fayda vardır.
- Oruç tutmak kan
dolaşımını yavaşlatır, bu nedenle
vücudunuzu sıcak tutmak için her zamankinden daha
kalın giysiler giyebilirsiniz.
- Oruç süresince toksik
maddeler de cilt aracılığıyla
dışarı atılır. Bu nedenle gözenekleri
kapatıcı makyaj malzemeleri ya da terlemeyi önleyici
ilaçlar kullanmayın.
- Birikmiş toksinlerin
parçalanması ve vücuttan atılmasını
hızlandırmak için her gün bir seri asana (yoga
duruşları) ve nefes egzersizi uygulayın.
- Orucunuzu kolaylaştıracak
en önemli nokta yiyecekleri düşünmemek
olacaktır. Onun için yiyecek dışında
kendinize başka bazı uğraşlar bulun.
Günlük faaliyetlerinizi yapmayı
sürdürün. Bu zihninizi meşgul edecek ve
açlığınızı
hatırlatmayacaktır.
- Oruç esnasında
yürüyüş yapın, bol bol derin nefes
alın, meditasyon yapın, dua edin, japa (zikir) yapın.
- Boş boş oturmak ya da
yatakta uzanmak, size hiç bir fayda
sağlamayacaktır. Tam tersi, açlık duygusu ,
kötü düşüncelere yol açacaktır.
Oruç
süresince, düşünceleriniz oldukça
sebatkâr olacaktır. Birkaç gün sonra mideniz
artık yemek yemek istemeyecek ve orucun bazı
yararlarını fark etmeye başlayacaksınız.
Örneğin koku alma duyunuz güçlenecek, zihinsel
enerjiniz ve konsantrasyonunuz artacaktır. Yemek yemekten
kaçınmak, ruhsal gelişmeniz için daha çok
zaman ayırmanız ve kendi düşünce,
davranış, yemek yeme vs. biçimlerinizi kontrol edebilme
derecenizi kavrayabilmeniz açısından size fırsat
tanıyacaktır. Bütün bu öğrendiklerinizi
boşa harcamamak için, orucu uygun ve sistemli bir
şekilde açmanız çok önemlidir.
Orucun
belki de en zor kısmı, onu uygun bir şekilde
bozmaktır. Bu nedenle Bernard Shaw şöyle demiştir:
"Herhangi bir ahmak da oruç tutabilir, ancak orucu uygun bir
şekilde bozmak akıl işidir." Orucu bozmanın en
önemli noktası, midenizi fazla doldurmamaktır. Bunun
için

- Hızlı
ve telaşlı yemek yemekten kaçının;
- Yemeklerinizi
iyice çiğneyin.
Her bir lokmayı en az 40 defa çiğneyin.
Böylece doyma hissi sinyallerinin beyne ulaşmasına
zaman tanıyacaksınız.
- Yemekle
birlikte ılık su için.
Bunlara
kesinlikle dikkat edin. Harfiyen söylediklerimi uygulayın ve
sonucunu kendinizde görün.
Orucunuz
bitince diyetinizi tekrar düzenlemeniz son derece önemlidir.
Vücut için zararlı olan besinleri kullanma
alışkanlığından vazgeçip
sağlıklı bir rejim uygulamaya geçin.
Aslında
sadece Ramazan boyu değil, diğer zamanlarda da yemeklerinize
son derece dikkat etmelisiniz. İlerdeki yazılarımda size
değişik oruçlar hakkında bilgi vereceğim.
Vücudunuzdaki
enerjiyi biriktirmelisiniz. Neden? İdrak etmek ve anlamak
için. Tüm din ve felsefeler bu nedenle az yememiz ve
oruç tutmamız gerektiğini söylüyor.
Dolayısıyla, midenizi mümkün olduğunca boş
tutun. Enerjiniz yükselince, hem fiziksel, hem zihinsel, hem de
ruhsal olarak birçok şey kazanacaksınız. Burada en
önemlisi, idrak konusudur. Bu nedenle orucun asıl felsefesini
anlayın ve orucu asla rejim yapmakla
karıştırmayın. Orucun amacı kilo vermek
değil, bedeni ve zihni arındırmaktır. Midenizi, sindirim sisteminizi
dinlendirerek enerjinizi yükseltin ve onu daha üstün
amaçlar için kullanın.

|